Solistleri Kaan Tangöze ile
gitaristleri Batuhan Mutlugil askerden döndükten sonra 10 Haziran'da Kuruçeşme
Tarih Vakfı Otoparkı'nda 3 saat süren bir konser veren Duman grubu Yeşim Tabak'a
konuştu. 11 Temmuz'da Kemer'de konser vermeye hazırlanan Duman üyeleri, yeni
albümlerinin de henüz pişme aşamasında olduğunu söyledi.
*Askerlik bitti, konserler başladı. Bu yoğunluk içinde yeni albümün çalışmaları
nasıl gidiyor?
Kaan: Yeni albüm şu an daha kafamızda yani, beyinde. Hiçbir albümün son
halini göremeyiz bitmeden ama tahmin ederiz. Şu an daha çok başındayız, pişiyor
şimdi besteler... Ari'nin bir ön hazırlığı var. Tabii biz askerdeyken o evinde
boş durmamış. Yeni albümden belki Ari bahsedebilir...
Ari: Bahsedecek bir şey yok. Parçalar yapmaya çalışıyoruz...
*Albüme girişmeden önce fikir olarak bir yön belirliyor musunuz?
Kaan: Stüdyo öncesi çalışmalar var. Besteyi ne şekilde çalarsak enerjisi
en yüksek şekilde çıkar' gibi aranjman düşüncelerine giriyoruz. Zaten bestenin
melodisi oraya götürüyor bizi. Çok kasmamıza da gerek kalmıyor. O tarz
çalışmalar var. Aranjmanlar değişecek. Sonuçta gitar, gitar, bas ve davul.
*Üç albümde de sosyal politikaya değinen şarkılarınız vardı. Şimdi öyle bir
şarkı yazacak olsanız, hedef tahtanızda ne olurdu? Türkiye'nin ve dünyanın şu
anki durumunu düşününce sizi neler kışkırtıyor?
Kaan: Şu an itibariyle zaten ülke tamamen bir politik çalkantı içinde.
Biz zaten ikinci albümde Irak konusuna değindik, o hâlâ devam ediyor, bitmiş
değil...
Batuhan: Şehitler kışkırtıyor.
*Asker dönüşü olduğu için mi?
Kaan: Hayır, her zaman için...
*Askere gidip geldikten sonra herkeste öyle veya böyle bir değişim olur.
Karakterinde olmasa bile, orduya bakışında bir değişiklik olabilir...
Kaan: Askerlik bir fedakarlık. Yani vatan sana canım feda... İnsan kendi
hayatından belli bir müddet fedakarlık yapmak. Bunu yapabileceğini hissediyorsun
ve sahip olduğun değerlerle tekrar selamlaşıyorsun. Olay tamamen bu. Belli bir
yaşta bu fedakarlığı yapacaksın!
*Vahlanmadınız yani giderken...
Batuhan: Bilinçaltına yerleşiyor zaten belli bir zaman sonra. O askerlik
yapılacak, öyle veya böyle. Beyinde oluşumunu tamamlıyor, ondan sonra da bir
anda orada buluyorsun kendini.
Kaan: Bütün dünyada ordular olmasa tamam, burada da olmaz. Askerlik de
olmaz. Ama bildiğiniz gibi ülkenin yeri itibariyle de sakat bir noktadayız.
Batuhan: Değişiklik şu olabilir; yaşadığın hayata ve kendi kendine bakma
fırsatın oluyor. Hayatını başka bir yerden ve noktadan inceleyebiliyorsun.
*Ari, onlar en yakın arkadaşların ve yıllardır birliktesiniz. Altı ay boyunca
onlardan kopmak senin için nasıldı?
Ari: Biraz sosyal aktiviteler minimuma indi tabii. Daha çok evde
çalışarak filan geçirdim. Özledim ben de tabii muhabbetleri ama bana o kadar da
uzun bir zaman gibi gelmedi. Evde normal hayatımı sürdürdüm. Şimdi birlikte
devam edebiliriz.
*Bayağı uzun zamandır büyük kitlelere çalıyorsunuz. Daha küçük yerlerde,
barlarda çalmayı özlediniz mi?
Kaan: Mojo'da öyle sürpriz konserler düşünmüyor değiliz. Ama genelde
barlarda çalmayı pek istemiyoruz. Ses sisteminde terslik oluyor çünkü.
Batuhan: Keyiflidir de barda çalmak. Gençliğimizde, daha böyle eski
dönemlerde full çalıyorduk.
*Sizin barlarda çaldığınız dönemde, Türkiye'de biri rock müzik yapıyorsa,
mutlaka grunge, death metal gibi belirgin bir türü oluyordu. Şimdi bir sürü Türk
grupta Anadolu rock merakı var. Nasıl bakıyorsunuz bu gelişmelere?
Kaan: Anadolu rock demeyelim de, Türk ezgileri diyelim. Rock ülkemizde
hep batılı olarak gelişmiş bugüne kadar. Hep yabancılar taklit edilmiş. Hep
yabancı melodiler üzerine Türkçe sözlerle bir şeyler yapılmış. Aslında bir Erkin
Koray, Cem Karaca, Moğollar; ülkenin, kültürün melodilerini çok güzel işlemiş
müzisyenler. Güzel yapıldığı zaman güzel oluyor ama gelişi güzel bir melodiyi
alıp da, üstüne öyle rock yapıp tamamen tiraj peşinde bir müzik yapıyorsan,
tabii ki, adi ve kötü oluyor. Öyle ayırmaya gerek yok, Türkçe rock müziğidir
hepsinin yaptığı. Kendi melodilerimizi kullanarak, rock formatını da özümseyerek
ortaya bir müzik çıkıyor o birikimden, budur.
*"Müzik bir etkileşimdir, biz duyduğumuz şeyleri alıp yapıyoruz" diyorsunuz hep.
Üç başarılı albümden sonra üretim süreciniz farklılaştı mı?
Batuhan: Zaman içinde insan kendini geliştiriyor. Atıyorum, sekiz sene
evvel neysek şimdi oyuz diye bir durum yok. Müzik yapıyorsan, geliştiriyorsun
bir şekilde, başka bir seviyeye atıyorsun kendini.
*Peki hiç başka işlere girişmeyi düşündünüz mü?
Kaan: Her şeye açık olabiliriz de, şu an yapacağımız albüm var sırada.
Tamamen beyin onunla kaplı olacak. Tiyatro müziği, film müziği gibi şeyler
yapmaya vaktimiz yok.
*Delikanlı kültürüyle aranız nasıldır?
Kaan: Ne giriyor, delikanlılığın içine?
* Bir sürü şey olabilir. Sokakta müdahale etmen gereken herhangi bir durumla
başa çıkma şeklinden...
Kaan: Kavga durumu mu?
* Kavga olur, küçük esnafla ilişkileriniz olur...
Kaan: Hepimiz delikanlı çocuklarız. Öyle pısırık adamlardan değiliz yani...
* Cep telefonuyla, internetle de hiç ilginiz yokmuş.
Ari: Evde internet yok.
Kaan: Müzik yeteri kadar zaman kaplıyor hayatta. Bir de başka işler var. Bu
yüzden internette surf yapmıyoruz. İnsan hayal ettiği sürece yaşıyor. İngilizce
bir albüm de yapmak istiyoruz. Öyle yoğun projeler koyduk önümüze.
Senaryolu klip etkiyi azaltıyor
*Albüm kapaklarınızla neden bir şeyler anlatmaya çalışmıyorsunuz?
Kaan: Albüm
kapaklarımızın hepsi çok belirleyicidir bugüne kadar. Üç tane kafa vardır,
üçümüz varızdır. Açık ve net.
Batuhan: Kelle!
* Kelleler yerine başka bir şey koymak?
Kaan: Olabilir. Dinleyenler artık grubu tanıdı; bundan sonra değişik kapaklar
düşüneceğiz.
* Klipleriniz de hep performans klibi...
Kaan: Performans, parçayı en iyi dinleten klip şekli. Biz performans kliplerini
severiz. Öbür türlü, bir senaryo yazdığın zaman, müziğin etkisi biraz azalıyor.
Rolling Stone Dergisi