Ofline
Kayıt: May 23, 2005
Mesajlar: 11
Şehir: İzmir
Tarih:
Pts Ekm 22, 2007 2:31 pm
Belki Alışman Lazım
Cumartesi, 26 Kasım 2005
Hami KUTALBEY
26.11.2005
Bir tahlil yolculuğuna daha başlıyoruz. Bitirmenin başlangıcı başlamaktır. Bu küçük maceramız "belki alışman lazım" başlığını taşıyor. Buğulu ve sigara kokulu sesiyle maceramıza eşlik eden adamlar, "lazım" kelimesini "leaazım" şeklinde yayarak zaman ve mekanımızı yayvanlaştırıyor. Saniyeler gürültülü bir şekilde uzuyor. Kendi içimizde sıradan bir bakış açısıyla anlamsız ve minik bir boyut açılıyor. İşimiz bu sıradanlıklara anlam vermektir.
Orda bir adam var
adamın içi dapdar
beyni başı patlar
kendinden geçer
onu bunu bilmez
bildiğini görmez
görmeden inanmaz
kendinden geçer
Orada bir adam varmış. Heryerde adam var. Kendine adam diyenler var. "Adamın içi dapdar / beyni başı patlar". Daracık bünyelere hapsolunmuş adamcıklar öz alemlerinde bir takım zorunluluklar taşıyorlar. "Belki katlanman lazım / belki alışman lazım". Alışmak ve katlanmak zorunlulukları bir çok adamın başına yıkılmış mecburi vatan hizmeti gibidir. Daha iyisini, daha güzelini aramak anlamsızdır. Katlanmak ve alışmak. Her ne kadar buğulu ve sigara kokulu ses, "belki" diyorsa da, biz bu belkiyi "ihmal" ederek oraya bir zorunluluk kipi iliştiriyoruz. Belki değil, -meli, malı. Alışmalı, katlanmalı.
İnsanlar bir araya gelip, topluluklar oluşturuyorlar. Cemiyet dediğimiz budur. Ne basit bir tarif oldu değil mi? Sen, ben, o, annem, babam, ailem, arkadaşlarım, beraber otobüs beklediğimiz insanlar, aynı tribünleri doldurduğumuz kalabalıklar, aynı depremde ölen insanlar... Toplum deniyor buna… Tek tek çok yalnızız ama yalnızlıklarımızın toplamı kocaman bir millet, milletlerin toplamı da bütün insanlık oluyor. Yaşayan ve çoktan ölmüş yüz milyonlarca insan.
İnsan. İnsan. İnsan. "Yek katre-i hunest ve hezar endişe". Farsça’dır. Bir damla kan ve bin endişe. Türkçe’si de budur. Hangi dilde söylerseniz söyleyin aynı netice. İnsan, et, kemik, insanlar, yığınlar, kocaman bir hayat. Nefes alıp vermekten mi ibaret her şey... Anlam arayışı gerekmiyor mu? Bütün bu olup, bitenlerde bir anlam yok mu?
Burada yalnızlığın bir tarifini yapmak gerekiyor. Yalnızlık, insanın var olmasına deniyor. Varsan yalnızsın. Ne zamanki kendini yalnız hissetmiyorsun "belki" yaşamıyorsun. "Belli ki" yaşamıyorsun. Eskiler belki deyince "belli ki" demek isterlermiş. Her şey kayarken geçenlerde, bunun da anlamı kaymış. Yitirdiğimiz kelimeler, yalnızlığımızı artırıyor. Hayatta anlam arayışındaki başarı ne kadar çok kelime bildiğinize bağlı. Oysa lügatimizden on binlerce kelime çalındı. Bunu yapan bunu da yaptı. (Bkz. Banka hortumları, gümrük yolsuzlukları, yerlilere karşı değersizleştirme, paketleme, göçertme, adam yerine koymama açık ve gizli operasyonları). Şarkıdaki adam neden daralıyor? Bir sebebi de elinden kelimelerin alınmış olması. "Ve sonra kelimeler, kutlu, mutlu, ulusal..." O bunu da bilmiyor. Bunu bilmeyen bunu da bilmedi. (Bkz. Kendisi)
onu bunu bilmez
bildiğini görmez
görmeden inanmaz
kendinden geçer
Bu adam, onu bunu bilmiyor. Kim ki kendini bildi, en Büyük Varlığı bildi. Onu bunu bilmeyen kendini de bilmeyeceğine göre, kendini bilmeyen de gerçeği bilemeyeceğine göre... [Burada sözde rüya tanrısı (morpheus), seçilmiş adama (Neo. Bakın bu da bir adam sonuçta. O da bir insan) İngilizce lisanında "what is real?" diye soruyor.] Rüyaların Tanrısı. Siz hayal edin, o gerçekleştirsin. Siz dileyin, O kabul etsin. Bunu bile görmeyen bir adamdan bahsediliyor. Kimdir bu? Biz miyiz, siz misiniz sevgili tahlil okurları? Görmeden inanmaz / kendinden geçer. Görmeden inanmıyor çünkü içi dar, dapdar. Çünkü yalnız. "Yalnız mı kaldın?" Evet, hepimiz çok yalnız kaldık. Bu kadar kalabalık bir ortamda, bedenlerimiz yer darlığından, fakirlikten birbirini sıkıştırıyor, nefeslerimiz birbirine karışıyor, yer yükseliyor, tavan alçalıyor, bütün milletçe sıkışıyoruz ve ne kadar da yalnızız. Ne kadar sahipsiziz. "Yalnız mı kaldın ey milletim?" Ve ne acı ki "bunu bilmiyorsun". Görmeden inanmıyorsun. Aynı hataları yapıyorsun. Bir kişiyi kurtarmanın herkesi kurtarmak olduğunu anlamıyor, kendini kurtarmak için parmağını oynatmıyorsun. Yeryüzünde yaşayan o "bir kişi" sensin işte.
Bu şarkıyı terennüm eden grubun açtığı yolda ne görüyoruz? "Orada bir adam var." Aklımıza öncelikle Alev Alatlı'nın "Orda kimse var mı?" sorusu geliyor. Bir de 19 Ağustos 1999 depreminde televizyonlarda sık sık tekrarlanan o meşhur cümle: "Orda kimse var mı?" Evet orada bir adam var. Evet, orada daralan, bunalan, sömürülen, hayatı her geçen gün anlamsızlaştırılan kocaman bir millet var.
Kocaman ve sahipsiz bir millet. İçi daralıyor. Bu darlıktan nasıl çıkacağını bilemiyor. Makro ve mikro boyutlar vahdet-i vücud sırrına eriyor burada. Tek boyut oluyor. Her şey tek noktada düğümleniyor. Bir nokta. Patlayıp, açılarak içinden bütün kainatı kusan bir nokta.
Kim demiş onu. Bir kutlu el yol gösterir elbet. Bu günlerde bu soru bir kez daha soruluyor. "Orda kimse var mı?" Evet, burada biz varız. Ve var olmaya devam edeceğiz. Bu bedenler de bizim, bu topraklar da bizim. Bu hain komitelerce boşaltılmış fosil hayatlar da bizlere ait. Hayatımıza hayat katmanın yolunu bulacağız elbette.
Şarkıda ikinci bölümde aynı sözler adam diye değil "kadın" diye tekrarlanıyor. Evet, burada adam da var, kadın da. Pozitif ayrımcılar kervanına biz de katılmış olalım.
Burada Türk milleti var. Çok yalnız kaldı. Artık yalnız kalmak istemiyor. Böyle diyoruz çünkü biz böyle dersek bir şeyler değişecek. "Bir şey her şeye, her şey bir şeye bağlı." Böyle dersek temsilde hata olmaz sudaki kurbağa misalinden uyanan dev misaline geçebiliriz.
Umarız.
Alışırız.
Katlanırız.
Milletçe "imparatorluk sahibi" iken ara verdiğimiz yolculuğumuza yeniden devam ederiz.
Bir şarkıdan nerelere varılabiliyormuş. "Hayat ne garip!" Her şey ne garip. Sigaradan buğulanmış ses, ayın sözleri tekrarlayıp, duruyor. Tekrarlayıp, duruyor…
Şarkı "yalnız mı kaldın?" sorusuyla bitiyor. Yalnız mı kaldık? Ortak paydaya sahip olduğumuz insanlara çok şey ifade edecektir bu... (Öyle olmasını umuyoruz.) Yeni hale de alışmamız lazım gelecek. Budur.
Yine böyle muğlak muğlak yazıp, geçtik işte. Bizi de yazıyorlar, geçiyorlar. Buna hayat deniyor. Bir yazı sonra görüşürüz. Nerede, ne zaman buna siz karar vereceksiniz.
www.millethaber.com
Ofline
Kayıt: Nov 12, 2006
Mesajlar: 346
Şehir: İstanbul
Tarih:
Pts Ekm 22, 2007 7:09 pm
ayh bn sewdm bunu söze bak yha => Onu bunu bilmeyen kendini de bilmeyeceğine göre, kendini bilmeyen de gerçeği bilemeyeceğine göre... çk gsl bnce yhada bn çk beendm ölem bşi
_________________ ||| Kandırdm kndimi
Yapacaımı bile bile
Söylemştm sna,dertliym bn
Biliyosn zaten hç ii de deilim.. |||
Ofline
Kayıt: Aug 07, 2007
Mesajlar: 22
Tarih:
Pts Ekm 22, 2007 11:28 pm
Bu şarkının yorumunu görünce lisede ki edebiyat hocam geldi.Adı bende kalsın ama şu kadarını söyliyim şarkı sözlerinde anlam arayan ve yorumlamakta son derece usta olan ,insanın hayata bakışını değiştiren,hatta ve hatta okumayı insana sil baştan öğreten bir insandı.BU yorumu görünce de o günler geldi aklıma ve gurur duydum...
Misafir
Ofline
Tarih:
Per Oca 17, 2008 7:02 pm
biraz karışık gibi ama cuk oturmuş cümleler var.
Ofline
Kayıt: Nov 25, 2007
Mesajlar: 285
Şehir: Antalya
Tarih:
Per Oca 17, 2008 9:29 pm
Kocaman ve sahipsiz bir millet. İçi daralıyor. Bu darlıktan nasıl çıkacağını bilemiyor...... Her şey tek noktada düğümleniyor. Bir nokta. Patlayıp, açılarak içinden bütün kainatı kusan bir nokta.
çok güzel yorumlanmış
Ofline
Kayıt: Oct 29, 2007
Mesajlar: 43
Şehir: İzmir
Tarih:
Cmt Şub 02, 2008 5:18 am
Ben bu yazarın hem 'aman aman' hem de bu şarkı hakkındaki yorumunu beğenmedim.Anlamı ve verdiği mesajları güzel olan bir şarkı bulup o şarkı hakkında sanki şarkının tapusunu almışçasına yorum yapmak edepsizlik bence.Ayrıca gruba bir teşekkür bile etmeyerek....
_________________ Kılıcı insafsız bir beceriyle kullanan Türk ün eli, yendiği insanların yarasını sarmakta da ustadır.Lord Byron
Ofline
Kayıt: Mar 05, 2006
Mesajlar: 9
Tarih:
Cum Haz 13, 2008 10:26 pm
kaan bile yazarken bu kadar anlam çıkacağını düşünmemiştir bence
_________________ YaSaMaK ZoR GELiR BaZeN BiLiRsIn sUsMaK BiR GIDisI kaBuLLEnMeK!!
Ofline
Kayıt: Feb 28, 2008
Mesajlar: 79
Şehir: Eskişehir
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 1:25 pm
abi burda sarkıyı kötülemişmi yoksa övmüş mü? napmış?anlamadım okumadığım için çok uzun gözüktü gözümeözeti flan yokmu?
Ofline
Kayıt: Feb 20, 2008
Mesajlar: 266
Şehir: İstanbul
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 3:09 pm
hands_up demiş ki:
kaan bile yazarken bu kadar anlam çıkacağını düşünmemiştir bence
ßncédé
_________________ hAyatı yAşa..
Ofline
Kayıt: Feb 28, 2008
Mesajlar: 79
Şehir: Eskişehir
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 3:27 pm
efetokudum ve çok beğendim.... hrikaymış.. gerçekten bir şarkıdan bu kadar anlm çıkması....kaan işte bi yazıyo tam yazıyo
Ofline
Kayıt: Jun 12, 2008
Mesajlar: 30
Şehir: Adana
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 4:39 pm
vayy be bukadar anlam cıkıo demekkii süper ya
Ofline
Kayıt: May 04, 2008
Mesajlar: 187
Şehir: Konya
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 5:06 pm
ben çok beğenmedim yazıyı ama kötü de değil heralde bişe anlamadım gbi:?
_________________ I can't live this life
Without you by my side
I need you to survive,So stay with me
You look in my eyes and I'm screaming inside that I'm sorry.And you forgive me again
You're my one true friend
And I never meant to hurt you[/
Ofline
Kayıt: May 24, 2008
Mesajlar: 69
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 5:11 pm
valla bencede kaan bile bu kadar anlam cıkacagını düşünmemiştir
Ofline
Kayıt: Jun 14, 2008
Mesajlar: 84
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 6:54 pm
Alıntı:
abi burda sarkıyı kötülemişmi yoksa övmüş mü? napmış?anlamadım okumadığım için çok uzun gözüktü gözümeözeti flan yokmu?
katılıorm yani??
Ofline
Kayıt: Apr 10, 2007
Mesajlar: 102
Şehir: Tokat
Tarih:
Pts Haz 16, 2008 7:10 pm
zaten kaan böyle düşünmese yada içinden gelmese yaptığı şey bu kadar tutulmaz hissederek toplumu iyi anladığı için aslında biz onları bu kadar seviyoruz
Bu forumda yeni konular açamazsınız Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız